Jan 30 1995

Günlerle Gelen

Posted by

Ramazan’ın içindeyiz. Geçtiğimiz senelerden edindiğim izlenimler sonucu, bilgisayar sektöründe işlerin bir miktar azalması kaçınılmaz. Özellikle donanım satışlarında, bayramdan sonra anlaşma yapmak isteyecek müşteri sayısında artış olacaktır. Dolayısı ile cirolarda bir miktar eksilme oluşabilir.

Ancak, sömestr tatilinin araya girmesi ev pazarına yönelik donanım ve malzeme satışlarını yükselttiği için durum yine de kötü sayılmaz.

Ticari yazılımlar için satış rakamları geçen yazımda da belirttiğim gibi yeni kanuni değişikliklerin bir an önce uygulamaya konması gerektiği için düşmeyeceğe benziyor. Yaptığım bir kaç görüşme, ticari yazılımlar için hizmet veren şirketlerin hayatlarından memnun olduğunu ortaya çıkardı.

Donanım kısmında da, özellikle Karma grubunun getirttiği Boca modemlerin, bilgisayar alıcılarının bir kısmını modem sahibi yapmaya başladığını görüyorum. Özellikle fiyat/performans analizi yaptığımda, kullanıcıların bilgisayar ortamında haberleşmeye geçmelerine imkan sağlayacak bu cihazın gerçekten ekonomik olduğunu ve iyi bir satış grafiği yakaladığını izlemek mümkün.

Yazıcı satışlarında da yeni başlayan kampanyalar pazarı hareketlendirdi. Özellikle Digital’ın yazıcı pazarındaki atağı dikkatle izleniyor.

Önümüzdeki günlerde Eltek’in yeni transferlerinin çalışmaları doğrultusunda projelere başlaması bekleniyor, hatta bu çalışmalar başlamış durumda. Yeni bayiler araştırılıyor.

Geçen haftanın konularından birisi yaşantımıza yeni giren sözcüklerdi. Pek çok basın yayın organında bu konuda haber yapıldı. Bundan sonra şöyle el kitapları okuyabilirsiniz. Tekercik’i tekercik sürücüye yerleştirdikten sonra kapağını kapatınız. Araç çubuğundan dosyayı ve aç’ı tıklayınız. İşin esprisi bir yana, bu tür terimleri bir süre kullandıktan sonra geçerli olup olmayacağını anlayabileceğiz. Örneğin çoklu ortam epeyce taraftar buldu ve gündelik kelime kullanım dağarcığımıza yerleşti. Merak ettiğim CD-ROM sürücü’ye ne denecek?

Son zamanlarda internet’ten söz etmeden geçen bir hafta yok. Yayın organları hemen hemen her hafta internet ile ilgili en az bir haber yapıyorlar. Son bilgilere göre, IBM’in OS/2’nin yeni versiyonunda internet’e erişimi kolaylaştıracak bir yapı oluşturmasının ardından, Microsoft’ta Windows ‘95 ‘te bunu hedeflemiş durumda. Görebildiğim kadarı ile internet’e bilgisayar kullanıcılarının en kolay şekilde erişmesini sağlamak birincil hedeflerden olmaya başladı. Burada bizim için en büyük problem, grafik ortamda erişimi sağlayıp, grafik olarak WEB kullanmak istersek, Türkiye’den dışarıya çıkıştaki hız problemlerinden dolayı başarısızlığa uğramak olacaktır. Buna da herhalde bir çözüm bulunacak. Muhtelif özel sektör şirketleri, üniversitelerde bu tür faaliyetler devam etmekte.

Bu haftanın sözü Einstein’dan geliyor. “Bir adam güzel bir kızın yanında bir saat oturursa, bu ona bir dakika gibi gelir. Fakat bir de sıcak bir sobanın üzerinde bir dakika otursun, bu ona bir saatten de daha uzun gelir. ışte relativite budur.”

Haftaya buluşuncaya değin, mutluluklar sizinle olsun.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 30.1.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Günlerle Gelen
Jan 18 1995

Yazılım’a Bakış

Posted by

“Kötülüğün muzaffer olabilmesi için tek şart, iyi insanların hiç bir şey yapmamasıdır.” Edmund Burke

Yazılımcıların neler yaptıklarını biraz irdelemek istiyorum.

Bir sene tek düzen hesap planına geçiş, bir başka sene kambiyo defteri. Önümüzdeki günlerde çıkması beklenen muhasebe yazılımlarında uyulması gereken kurallar. Öyle görünüyor ki, kambiyo defteri tutulmasının zorunlu hale getirilmesi, yazılımcılara iyi bir nefes aldırdı.

Versiyon yenilemeler, ek modüller. Bunların satışı, servis hizmetleri, bilgilerin aktarılması. Kanuni taleplerin sürekli değişmesi yazılımcılara epeyce iş potansiyeli doğuruyor.

Ancak, galiba genelde düşülen bir hatayı ben de yaptım ve yazılımı sadece ticari paket program olarak değerlendirdim. Halbuki, madalyonun bir de öbür yüzü var. Yazılım, sadece ticari paket programlardan oluşmuyor. Bunun dışında da, artık Türkiye’de hemen hemen her konuda üretimine başlanmış diğer konular mevcut.

Sık sık görmeye alıştığımız, kolejlere hazırlık, üniversiteye hazırlık gibi çoklu ortam destekli eğitim, öğretim programları üretimine de ilgi var.

Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek Softex fuarında ilginç çalışmalarla karşılaşacağımı düşünüyorum.

Her konuda yazılım hazırlayan şirketlerimizin araştırma ve geliştirme departmanlarına ciddi kaynaklar harcadığını, gider kalemlerinin en büyük kısmının ürün hazırlamak için kullanıldığını biliyorum. Bu rakamların yurt dışında harcananlardan az olduğunu bilmemize karşın, oran olarak yakın mıdır, araştırmakta fayda var. Uluslararası piyasada rekabet edebilmek için en azından onların silahları ile ortaya çıkmak gerekiyor. Yurt dışından para kazanmak için, zaten mevcut olan bir ürünün daha iyisinin yapıldığını söyleyerek ortaya çıkmaktansa, özgün fikirlerle yola çıkarak, daha önce düşünülmemiş bir ürünü pazara sunarak, rekabetin acımasız kaidelerinden uzak durabiliriz.

Üstelik, ülkemizde yazılımcı iş gücü yurt dışından (Avrupa ve Amerika) daha ucuz. Bazı Avrupa firmaları üretim departmanlarını Türkiye’ye kaydırdılar bile. Türkiye’de ürettikleri, geliştirdikleri ürünleri Avrupa ve Amerika pazarına sunuyorlar. Kendileri ile yaptığım görüşmelerde üretim departmanlarının masraflarında ciddi bir azalma oluştuğunu, bu kararı vermekle isabet ettiklerini ifade ettiler.

Yurt dışından çarpıcı bir örnek vermek istiyorum. Origin firmasının piyasaya sürdüğü Wing Commander III isimli oyunun geliştirilmesi için harcanan para 4 milyon Dolar. Etrafıma şöyle bir baktığımda bu bütçe ile her halde bizde buna benzer yazılımlar üretebilirdik diyecekleri görür gibiyim. Ancak artık özellikle hoş vakit geçirmeye yönelik yazılım üretiminde sadece yazılımcılar değil, aktörler, ses sanatçıları da yer alıyor. Bütçenin bir kısmı da bu kişilere gidiyor.

Sağlıklı, başarılı, mutlu günler sizlerle olsun.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 18.1.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Yazılım’a Bakış
Jan 16 1995

Piyasada Durum

Posted by

Galileo Galilei demiş ki; “Fakat, gene de dünya dönüyor.”

Ocak ayını geride bırakırken, yıl başında yaşadığımız döviz artışından bazı bilgisayar şirketlerinin nasıl etkilendiğini aktarmak istiyorum.

Bildiğiniz gibi Aralık 1994’te Amerikan Doları yaklaşık 36,000., TL seviyesinde idi. Son kullanıcı ile çalışan bilgisayar şirketlerinin büyük bir kısmı satış fiyatlarını her ne kadar ana firmalar ve toptancılar gibi döviz olarak belirleseler de, müşteri ile anlaştıktan sonra ödemeleri alırlarken Türk Lirası kabul ediyorlar.

Ekonominin doğal getirisi olarak ödemeler 1 hafta, 10 gün gibi vadelerle olabiliyor. Zaten bu sürelere ödeme almıyorsanız, satış yaparken pek şansınızda yok. ışte, Aralık 20’den sonra mal satıp, Ocak ilk haftaya ödeme alanlara bu pahalıya mal oldu.

Bir haftada dövizin %10 yükselmesi, şirketleri maliyetine satış yapmış durumuna getirdi. %10 ila 20 arasında marjla çalışılan bir piyasa durumuna gelen sektörde eğer dövizin yükselmesi bu tempo ile devam ederse, Türk Lirası olarak tahsilat yapacak şirketler üzülecek gibi gözüküyor.

Bunun yanı sıra, donanımların döviz olarak fiyatlarındaki düşüşün devam etmesi, daha önceden elde edilen kazanca, daha çok ürün satarak ancak ulaşılmasını sağlıyor.

En basit örnek; CD-ROM sürücülerde. Geçen sene 200 Amerikan Dolarının üstünde satılan tek hızlı sürücülerin bugünlerde kimse almak için yüzüne bakmıyor. Üstelik yaz başında 200 doların hemen altına inen çift hızlı sürücü fiyatının daha da altına üç hızlı, dört hızlı sürücüler almak mümkün.

Pek çok kullanıcının ortak görüşü, bilgisayar donanımına yapılan yatırımın artık çok kısa sürede değerini yitirdiği. Bazı donanımı üstüne para vermeye kalksanız, çalışır durumda olsa bile elden çıkaramıyorsunuz.

Gerçi, bir takım yayın organlarımızın çabaları ile ikinci el piyasasında bir hareket mevcut. Ancak, ikinci el ürünü satmak isteyenler göz göre göre, en son teknoloji diyerek sadece 6 ay önce aldıkları bir ürünün dolar fiyatının %40 düştüğünü, bunu Türk Lirasına çevirdikten sonra da %40 civarında indirim yapacaklarını keşfettiklerinde, elden çıkarmaktan vazgeçiyorlar.

Gösterimde olan filmlere gelirsek, bilgi işlemcileri ilgilendireceğini sandığım bir film bu günlerde vizyonda; “The Mask”. Önümüzdeki günlerde de “Lion King” başlayacak. Biz bilgi işlemcilerin, neler yaptıklarını gidip sinema salonlarında görmek çok keyif verici bir olay. Bunu muhakkak yaşayın. Hatta, önce film olarak seyretmek sonra da nasıl yapıldığını düşünüp, irdelemek için, bir filme iki defa bile gidebilirsiniz.

Gelen günlerin sağlıklı olması dileğiyle.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 16.1.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Piyasada Durum
Jan 09 1995

Sevgi ve Hoşgörü

Posted by

Yeni bir gazete, yeni bir soluk. Sektör yayınları arasında yerini almak üzere yola çıkmış haftalık bir gazetede sizlere merhaba demek istiyorum.

Bu köşede, çeşitli sektörlerde, ağırlıklı olarak bilgi işlem sektöründe yaşadıklarımı, gözlemlerimi, düşüncelerimi her hafta sizlere aktarmaya çalışacağım. Bu konuda en büyük yardımcım, okurlarım olacak. Sizlerin katkısı ile bu köşenin gerçek amacına ulaşacağına inanıyorum. Katkı olmazsa da bu köşe devam edecek, ancak bir farkla, sizin ne düşündüğünüzü öğrenemeyeceğiz.

Haftalık bir yayın organında yazı yazmanın avantajını kullanmak istiyorum. Kanımca, okurlar açısından da pek çok konudan vakit geç olmadan haberdar olmak güzel bir olgu olacak.

Yazılarımı takip edenlerin, sektördeki firmaların aktiviteleri, eğilimleri, çeşitli ürünlerin olumlu ve/veya olumsuz yanları konusunda fikir sahibi olacaklarını düşünüyorum. Ne kadarını yerine getirebilirim, bilmiyorum. Elektronik posta konusuna da yeterince yer vereceğim.

1995 yılının “Sevgi ve Hoşgörü” yılı ilan edildiğini herhalde hepiniz bir yerlerde duymuş ve okumuşsunuzdur. Bu sene yazılarımın pek çoğunda ana tema sevgi ve hoşgörü üzerine olacak. Bilgi işlem sektörü olarak buna o kadar ihtiyacımız var ki, eğer biraz özen gösterirsek aşamayacağımız sorun olmadığına inanıyorum. Yeter ki biraz gayret gösterelim, başlanmış projeleri yarım bırakmayalım.

Bu sıralarda aklıma takılan bir soruyu sizinle de paylaşmak istiyorum. Günlük gazetelerimizde çeşitli sektörlerin 1995 senesi ile ilgili görüş ve beklentilerine dair yazılar geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bu yazıların benim izlediğim kadarı ile hiçbirisinde “Bilgi İşlem Sektörü” görüşü yer almıyordu. “Acaba neden?” Bu soruyu kendime soruyorum ve görüşü alınan bir sektörün mensubu olmak için neler yapmalıyım diye düşünüyorum. Önerim, bu soruyu sizde kendinize sorun.

Internet konusuna gün geçtikçe ilgi artıyor. Eğer kablolu yayın izliyorsanız ve televizyonunuzun teletext özelliği varsa, NBC ve MTV artık internet özel sayfaları yayınlıyorlar. Bu sayfalarla dünyada yer alan pek çok internet numarasından ve içeriğinden haberdar olabiliyorsunuz.

Monte Crane’den aldığım ve çok keyifle okuduğum bir sözle yazıyı bitirelim.

“Bir işin yapılması için üç yol vardır:

1. Kendimiz yaparız,
2. Bir başkasına yaptırırız,
3. Çocuklarımıza yapılmasını yasaklarız.”

Haftaya görüşmek üzere, başarılar ve esenlikler dilerim.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 9.1.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Sevgi ve Hoşgörü