Jul 25 1995

Zaman Kullanımı

Posted by

Zaman kullanımı derken, zamanı ne kadar dikkatsizce harcadığımızdan söz edeceğimi anlamış olmalısınız. En kolay harcanan fakat bir o kadar da zor kazanılan zamanı biraz inceleyelim. Gerçi, Einstein’a göre zaman yok, izafi bir kavram. Einstein’ın bu konuda ne düşündüğünü ilerleyen satırlarda bulacaksınız.

Acaba, Türkiye’de de aynı düşünceye sahip kişi sayısı, dünya ortalamasının üzerinde mi? Randevulara zamanında yetişemeyenler, toplantıları bitmesi gereken saatte bitiremeyenler, hep bizde.

Klasik yaklaşım, “Trafik malum” veya “Tam çıkacaktım, önemli bir telefon geldi”. Trafiğin artık günün hemen hemen her saatinde sıkışık olduğu malum. Bu konuda R.Alec Mackenzie’nin İlgi Yayınları tarafından çıkarılmış “Zaman Tuzağı” isimli kitabında ilginç bir anektod var. Kısaca aktarmak istiyorum. “Noel zamanı, Mackenzie, Los Angeles’ta yapması gereken işleri son dakikaya kadar sürdürüp, havaalanına gitmek üzere bir taksiye biniyor. Taksi şöförüne, kısa bir süre içerisinde uçağa yetiştirip yetiştiremeyeceğini soruyor. Şöförün yanıtı kısa ve net; Bu trafikte uçağa yetişmek bir kenara, önümüzdeki caddeyi onbeş dakikada geçebilirsek şanslıyız. Yılın böyle bir zamanında niçin yola daha erken çıkmadınız?”

Kitabı okumuş olmama, üstelik bu olayı da hafızamın bir kenarına yerleştirmeme karşın, hemen hemen her hafta en az bir defa bir taksi şöförü ile bu konuşmayı yaptığımı, yazıyı yazarken anımsadım. Her zaman bir son dakika telefonu, yetiştirilmesi gerekli bir iş karşınıza çıkabilir. Bunlara karşı önlemimizi almakta yarar var.

Etrafınıza bir bakın, zamanı dikkatsizce kullananlardan ne kadar fazla var. Benim de, zamanı çok dikkatli kullandığımı söylemek doğru olmayabilir, ancak elimden geleni yapıyorum.

Yazının başında sözünü ettiğim, Einstein’ın sözüne geldik. Şu sıralarda sinemalarda gösterimde olan “I.Q” isimli filmde, Einstein ve arkadaşları çöpçatanlığa soyunuyorlar. Fizik kavramlarını bu kadar zevkle anlatmak ve ilgiyi sürekli tutabilmek kolay değil. Filmdeki pek çok bölümde, fizik kurallarından söz edildiği için, iki üç tane daha böyle film yapılsa, bilim konusunda kendimizi epeyce yetiştirebiliriz. Zaman ile ilgili olan şöyle; “Bana doğru zamanı söyleyebilirmisin? Tabii ki hayır. Çünkü sen doğru zamanı söyleyene kadar geçen süre içerisinde doğru zaman kaybolmuştur.” Hoşça vakit geçirmek isteyenlerinizin gidebileceği, güzel bir film.

Geçtiğimiz günlerin aktivitelerine bakarsak; Tursoft’un Yetenek Envanteri çalışmasını duyurduğu toplantı ile, Microsoft’un bayi toplantısı gerçekleşti. ıki toplantıya katılımda yüksekti.

Tursoft’un toplantısının sonunda yöneltilen sorular, toplantının can alıcı noktalarını bir kere daha vurguladı.

Microsoft’un toplantısında ise, Windows ‘95 ‘in tüm Dünya ile birlikte Türkiye’de de 24 Ağustos günü pazarda son kullanıcıya satışına başlanacağını ve şu anda haftada bir milyon kopya üretildiğini öğrendik. Ne diyelim, darısı bizim yazılımcıların başına.

James A.Michener ile yazıyı bitirelim. “Bugün yapabileceğini yarına bırakma. Çünkü, bugün ondan hoşlanırsan, yarın yine yapabilirsin.”

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 25.7.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Zaman Kullanımı
Jul 18 1995

Son Durum

Posted by

Bilgi işlem sektöründe hareketli günler geride kaldı. Yaz döneminin iyice devreye girmesi, şirketlerde izinlerin başlaması, proje kadrolarının biraraya gelmesini güçleştiriyor. Öyle gözüküyor ki, sonbahara kadar rölantide bir pazar izleyeceğiz. Bunu fırtınadan önceki sessizlik olarakta nitelendirebiliriz. Çünkü piyasadan işittiklerimiz oldukça büyük kapsamlı projelerin yıl sonundan önce sonuca bağlanacağı doğrultusunda. Kişisel bilgisayar ve yazılım pazarında da yeni ürünlerin pazara girmesi bekleniyor.

Bilmem dikkatinizi çekti mi, kesintisiz güç kaynağı pazarında hızlı bir hareket gözleniyor. Fiyatlar aşağıya çekilmiş durumda. Kesintisiz güç kaynakları artık işletmeler için satın alma aşamasında ek bir masraf olarak düşünülemeyecek fiyatlara veriliyor. Bu dönemi iyi değerlendirerek ihtiyaç duyduğunuz kesintisiz güç kaynağı satın alımınızı yapın.

Yurt dışından bir haber vermek istiyorum. İngiltere’de Escom isimli bir şirket 200 civarında bilgisayar mağazası açmak üzere çalışmalara başlamış durumda. Bu sayı civarında mağazası olan pek çok zincir var yurt dışında.

Yine kişisel bilgisayar alacakları ilgilendiren bir haber, yıl sonuna doğru çıkarılması planlanan pek çok program Pentium işlemci performansını tavsiye ediyor. Hatta bir kısım programın sadece Windows ’95 için geliştirildiği ifade ediliyor. Çok kısa bir dönemde kişisel bilgisayarlarda başlangıç seviyesi pentium işlemcili olacak. Bilgi işlem yatırımınızı yaparken bunları dikkate almanızda fayda var.

Sabit disk kapasitelerinde de başlangıç seviyesi 540 MB’a yükseldi. Pazara sunulan kişisel bilgisayarlarda daha küçük sabit disk bulmak güçleşiyor. Bunu düşündüğümde her zaman Murphy’nin şu kuralı aklıma geliyor; “Sabit diskinizin kapasitesi ne olursa olsun, kullanabileceğiniz boş alan her zaman 3 ila 4 MB’tır.” Bu sözün ne kadar doğru olduğunu test etmek çok kolay.

Logic şirketinin düzenlediği toplantıda NexGen işlemcileri tanıtıldı. Fiyat olarak oldukça makul seviyede olan işlemci ve ana kartların, PCI yollu olanları ile gerçek performanslarını bulacağına inanıyorum. Verilen broşürlerde de belirtildiği gibi, şu anda Vesa Local  Bus ana kartlar ile kullanılabiliyorlar ancak, önümüzdeki dönemde PCI ana kartlar da piyasaya sunulmak üzere. ışlemci pazarında sıcak bir rekabet başladı ve giderek artıyor.

Geçtiğimiz haftalarda basından takip etmişsinizdir, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun neler getirdiğini düzenlenen bir toplantıda konuştuk. Yönetmelik çıkana kadar sadece yorum yapabiliyoruz. Yönetmelikle beraber pek çok şey daha net ortaya konacak ve daha rahat uygulama yapılacak. Çıkacak yönetmeliğin bir an önce hazırlanmasını ve sağlıklı olmasını diliyoruz. Bu sayede eser sahibi kavramı da açıklığa kavuşmuş olacak.

Lord Chesterfield’in sözleri ile yazıyı bitirelim. “Oğlum, onlar sana kaba hareket etseler bile, sen herkese karşı nazik ol. Şunu unutma ki, sen başkalarına onların bir centilmen olduğundan dolayı değil, kendin bir centilmen olduğun için nazik davranıyorsun.”

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 18.7.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Son Durum
Jul 11 1995

Ben Bilirim

Posted by

Herkesin bildiği ve fikir yürüttüğü bir iki konu var. Bunlardan birisi de “Bilgisayar”.

Herhangi bir işletmede elektrik tesisatı konusunda bir ila iki kişi görevlidir ve fikir yürütür. Su tesisatı, idari işlemlerde de hemen hemen aynı şeyler olur. Bilgisayar konusuna gelince, hemen herkesin karıştığı, biribirinden farklı fikirleri anında ortaya koyduğu bir proje ortaya çıkar.

Bu fikirler sadece benim değil, bir toplantıda birlikte olduğumuz yöneticilerin de ortak fikri. Yapılmakta olan bilgi işlem projesine işletmedeki herkesin, kendilerini projenin doğal görevlisi saymasıyla, sonuçlanması gereken projenin, değil zamanında yetişmesi, bitip bitemeyeceği bile şüphe edilir durumda.

Bununla ilgili bilgisayar kullanıcıları için yaptığım gruplamada, kimler bu kategoriye girer bir bakalım. Bilgisayarlar ve programlar konusunda çok şey bildiğini düşünüp, yanlış bilenler ile, kararsız kullanıcılar “Ben Bilirim” kulübünün daimi üyesidirler.

Kulübün ilk üyesi; fikirlerinin doğruluğuna, kendisini o kadar inandırmıştır ki, ikna etmek için herşeyi yapabilir. Bir başka firmada aynı sistemin daha mükemmelinin daha ucuza mal olduğunu belirtir veya aynı sistemin bir başka işletmede hiç işe yaramadığını duyduğunu iletir.

Kulübün ikinci üyesi ise; yurt içi ve yurt dışında çıkan bütün sistemleri takip etmektedir. Firma adres ve telefonlarını takip edecek bir program için bile, her 2 ila 3 ayda bir versiyon veya yazılım değiştirmekte olup, her bulduğu yeni programın veya yeni versiyonun bir öncekinden üstün taraflarını, tanıdığı herkese anlatmaktadır.

Gördüğünüz gibi bu kulübün üyelerinde çok iş var.

Internet konusuna değineyim dediğim geçtiğimiz haftaki yazımı tamamlayıp, gazeteye ulaştırdıktan sonra, bir süredir ulaşamadığım elektronik posta adresimin çalışmaya başlaması ile biriken mesajları görmem, umutlarımın yeniden yükselmesine neden oldu. Mesajları gönderen herkese çok teşekkür ederim. Bana ulaşan tüm elektronik postalara, elimden geldiğince cevap yazmaya devam edeceğim. Elektronik posta kullanmayanlarda oturup düşünsünler.

Hemen yeri gelmişken, basından takip ettiğim kadarı ile, internet’e bağlantı konusunda ilginç gelişmeler oluyor. Önümüzdeki günleri gözlüyor ve altından neler çıkacağını merakla bekliyorum. Denetlemenin nasıl gerçekleşeceğini izlemek tüm internet camiası için yeni bir deneyim olsa gerek. Bu sayede internet’e  katkı sağlayarak, tarihe geçme fırsatını da yakalamış bulunuyoruz.

Kodak fabrikalarının kurucusu Mr. Eastman’ın bir anısı ile yazıyı kapatalım.

Mr. Eastman, vahşi hayvanların çok yakından fotoğraflarını çeker ve ahbaplarına gösterirmiş. Bir ahbabı merak edip sormuş “Bu kadar tehlikeli bir işi nasıl başarıyorsunuz?”

Mr. Eastman yanıtlamış; “Makinemi uygun bir yere koyup, objektifi 10 metreye ayarladıktan sonra, o mesafeye bir çizgi çekerim. Yanımdaki kişiye de, eğer bir hayvan bu çizgiyi geçerse, vur derim.”

Ahbabı hemen itiraz etmiş, “Bu riski nasıl üstlenebiliyorsun, ya avcı vuramazsa.”

Mr. Eastman’ın cevabı çok önemli. “Hayatta iş yaptırmak, bir şeyler başarmak isteyen insan, teşkilatına güvenmelidir.”

Takım oyunu olmadan bir yere  ulaşamazsınız. Saygılarımla.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 11.7.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Ben Bilirim
Jul 04 1995

Farklı Konular

Posted by

Geçtiğimiz günlerde, bir ahbabım, yetkili eğitim merkezlerinden birine kaydını yaptırarak, Windows, Word ve Excel öğrenmek üzere yola çıktı. Üç, dört haftalık bir süreç geçirdi. Gayet yakından kendisindeki gelişmeyi takip ediyorum. Şimdilik ortada pek bir şey yok, ancak önümüzdeki haftalarda sizlere bu konuda daha detay bilgiler verip, yorumumu ileteceğim. ılk izlenimlerimden birisi, gayet güzel eğlenip, vakit geçiriyorlar.

Sektörde yine kişiler birbirleri hakkında ileri geri konuşmaya başladılar. Aslında, bitmemişti ki başlasın. Defalarca yazdım ve yazmaya da devam edeceğim. Bilgi işlem sektörünün kıymetli mensupları, sektörde hepimiz bir arada çalışıyoruz. Başkalarını kötülemekten vazgeçelim. Kendi yapabileceklerimizi ön plana çıkaralım.

O kadar enteresan olaylarla karşılaşıyorum ki, özellikle karşısındaki kişinin kim olduğunu bilmeden, kimleri ne kadar yakından tanıdığını düşünmeden, aynı topluluk içinde olumsuz kelimeler sarfedenler, çok puan kaybediyorlar. Bilgi işlem sektörü büyük olduğu kadar, bir o kadar da küçük. En küçük bir söz dönüp dolaşıp sahibini buluyor. Biraz saygı lütfen.

Eleman aranıyor ilanlarında, elemanların genel özellikleri konusunda bilgi vermemi isteyen talepler artmaya başladı. Biraz da bundan söz etmekte fayda var. Aklıma gelmişken, geçtiğimiz hafta sonunda ilgimi çeken en ilginç ilan, bir şirketin fabrikasını taşımasından dolayı, yeni işletmeye gidemeyen elemanları için iş arıyor ilanı idi. Çok hoşuma gitti.

Bu günlerde ilgilendiğim bir diğer konu da, kişisel bilgisayarlara takılan ses kartları. 8 bit kart ile 16 bit kart arasında müzik kalitesinin nasıl değiştiğini, ASP ile Wavetable’ın nasıl işler yaptığını, çalışmalarım bittiğinde sizlere aktaracağım. Ancak, görünen o ki, şimdiye kadar 8 bit kart kullanırken, ses kalitesinden epeyce fedakarlık etmişim.

Ses kalitesine gelince, kaliteli müzik dinleyenlerin vazgeçemeyecekleri “Bose” kişisel bilgisayarlarda kullanılan ses kartları için de hoparlör çıkartmış durumda. 600 Amerikan Doları civarında satılan bu hoparlörler ile dinlediğiniz müziğin kalitesinde hatırı sayılır bir ilerleme göreceğiniz tartışılmaz.

Internet konusuna ne zamandır değinemiyordum. Bilişim Kurultayı’na çok kalmadı. Tahminim, internet bağlantısı dahil pek çok konuya başlamak için kurultay iyi bir nokta olacak. Ondan sonra da kendiliğinden olaylar birbirini takip edecek. Herkes internet konusunda bir şeyler yapmak istiyor. Şimdiye kadar elektronik posta adresime çok az mesaj ulaştı. Neden bu kadar az kullanıyoruz, bunu da irdeleyeceğim.

Bu sene konuştuğum pek çok firma bilişim kurultayı için iyi hazırlanıyor. Verimli bir kurultay yaşayacağımız ümit ediliyor.

Kitap okumayı sevenler için bir kitap önereyim. Dale Carnegie’nin “Ünlü Adamların Bilinmeyen Yönleri” isimli kitabı çok ilginç. Değişik yayınevleri tarafından basımı yapılan bu kitabı çok rahat okuyabilirsiniz.

Henry Ford’un sözleri ile bu haftayı kapatalım; “Bir insanın üniversiteyi bitirmesine yardımcı olabilirsiniz, fakat ona istemezse düşünmeyi öğretemezsiniz.”

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 4.7.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Farklı Konular