Aug 29 1995

Pupa Yelken

Posted by

Uzun bir süredir üzerinde son rötuşlar yapılan, denize indirildiğinde başına bir kaza gelmesin diyerek titiz çalışmalarla test edilen, Microsoft’un işletim sistemi “Windows ‘95”, bilgi teknolojisi ile ilgilenenlerin kullanımı ve incelemesine sunuldu.

Bilgi teknolojisi sektörü ile sıradan bir kullanıcı olmanın ötesinde sıfatı olmayan kişilerin dahi, daha düne kadar, kişisel bilgisayarlardan söz ederken, işletim sistemi nedir, neler yapar, sorularına cevap aramalarına yol açan bir ürün. Bu konuda yabancı medya’da da, benzer görüşler hakim.

Kullanılan tanıtım bütçesinin büyüklüğü, gelmesi beklenen gelirle karşılaştırıldığında, dışarıdan bakıldığı kadar fazla değil. Biliyorsunuz, az veya çok gibi kavramlar izafi kavramlardır. Kimine göre az olan, kimine göre çok olabilir, kazanılacaklar, kaybedilecekler kendi başlarına değerlendirilmemelidir.

Beklentilere göre, 1995 sonuna kadar otuz milyon Windows kullanıcısının, Windows ‘95 kullanmaya başlayacağı tahmin edilmekte. 1996 sonuna kadar ise bu rakamın doksan milyon civarında olacağı düşünülüyor. Elde edilecek gelirin, sadece yeni kullanıcıların işletim sistemine vereceği veya eski kullanıcıların upgrade için ödeyecekleri bedel olduğunu herhalde düşünmüyorsunuz.

Microsoft Network herhalde çoğunuzun aşina olduğu bir kavram artık. Bilindiğine göre, Amerika’da bu servisin aylık ücreti, ilk üç saat için 4.95 Amerikan Doları. Sonraki kullanım saatleri ile ilgili ücretler konusunda bilgim henüz yok. Ancak, önümüzdeki günlerde onu da bildireceğim. Bu ücrete, doğal olarak, telefon şirketine ödeyeceğiniz hat ücreti dahil değil.

Şimdi biraz hayal gücünüzü çalıştırın ve Windows ‘95 kullanıcılarının üçte biri’nin Microsoft Network’ten yararlanmaya başladığında neler olabileceğini düşünün. Bu servisin gerekli hizmeti, sağlıklı şekilde verebilmesi için, yapılacak yatırımda büyük. Ancak, dünyanın en büyük kullanıcı portföyüne sahip Network’ü olacağı kaçınılmaz. (Eğer, Compuserve, America Online gibi servisler direnemez ise)

Bir de, RW denilen “Registration Wizard” konusunda çeşitli duyumlar almaktayım. Bu konuda da, somut gelişmeleri size aktaracağım.

Kanımca, Türkiye pazarı için birşeyler söylemek konusunda çok erken. Ancak,  Türkçe karakterleri destekler, menüler Türkçeleştirilir ve en önemlisi Microsoft Network’e Türkiye’nin çeşitli noktalarından, makul bir ücretle bağlantı imkanı sağlanırsa, çok iş yapar. Şirketler, gelecek telefon faturalarını nasıl kapatırlar, bu ise başka bir yazının tek başına konusu olabilir.

* * * * *

Arena’nın, Linksoft ve Logosoft’tan sonra, Microsoft’un üçüncü distribütörü olacağını çok kişi konuşuyordu. Geçen hafta, basında yer alan haberlerden, duyumlarımızın doğru olduğunu anladık.

Bakalım, üç şirketle çalışmak, Microsoft ürünleri pazarında ne tür gelişmelere yol açacak.

* * * * *

Haftaya size “Yedi”den bahsedeceğim. Biraz merak etmenin, hepimize iyi geleceğini düşünüyorum. Şimdiden tahmin etmeye başlayın. Belki sizin tahmininiz doğru çıkar.

Aslında, “Yedi”nin bu haftanın konusu olup olmaması üzerinde çok düşündüm. Ancak, önceliği Windows ‘95 aldı. Sizler de, haftaya kadar bekleyeceksiniz.

* * * * *

Microsoft’tan bu kadar söz edipte, Bill Gates’i anmamak mümkün değil. Bill Gates’e göre; “Hayat felsefem, çalışmaktır.”

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 29.8.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Pupa Yelken
Aug 22 1995

Sonuçlananlar

Posted by

Geçtiğimiz dönemde belirttiğim bazı konuları tekrar irdeleyerek, sonuçlarını değerlendirmek istiyorum.

Bir ahbabımın, yetkili eğitim merkezlerinden birine kaydını yaptırarak, Windows, Word ve Excel öğrenmek üzere yola çıktığından bahsetmiştim. Kursu başarı ile bitirdi. Hatta, bir de sertifika sahibi oldu. Ancak, bilgisayar başına oturup, birşeyler yapması gerektiğinde, heyecanlanıyor.

Yaptığım küçük bir sınav, hemen hemen herşeyin öğretildiğini, önemli bir tanesinin ise unutulduğunu gösteriyor.

Herkesin bilmesi gerekir diye düşünebilirsiniz; “Bu programların, yaşantısında ne işe yarayacağı öğretilmemiş”. Yani, ne gibi olaylarla karşılaştığında kullanması gerekir, hesap tablosu kullanmanın yararları, niçin kelime işlem yazılımına ihtiyacı var, anlatılmamış.

Çok güzel grafikler çizebiliyor, mektupları, raporları, italik, alt çizgili kelimelerle süslemesini de öğrenmiş. Yine de, eksik bir şeyler olduğunun farkında. Bu eksiği de giderebilselerdi, çok güzel olacaktı. ıleride, belki bunlara da dikkat ederler.

Bu sırada, ahbabım, bir başka gerçeği keşfetti. “Microsoft, Windows ’95 diye bir şey çıkartmış, ben öğrendiklerimi orada kullanabilirmiyim?” diye bir soru yöneltti. Bu soruya, kendisini rahatlatacak bir cevap vermekte zorlandığımı söylemeliyim. Mantık olarak aynı, ancak baştan öğrenmen gereken daha çok şey var dediğimde, reaksiyonu görülmeye değerdi. Kursa gitmeyi ertelese daha iyi olabileceğini düşündüğünü belirtti. Sizin öneriniz ne olurdu acaba?

* * * * *

Bilmem dikkatinizi çekiyor mu, özellikle hafta sonlarında, gazetelerin eleman aranıyor sayfalarında, inanılmaz bir artış var. Sanırsınız ki, bütün şirketler bünyelerinde istihdam edecekleri elemanlar arıyorlar. İş arayanların, arzu ettikleri işi bulmamalarının mümkün olmadığını da düşünebilirsiniz. Ancak, devir değişmiş durumda. ış arayanlar, öyle her teklif edilen işi kabul etmiyorlar. Niteliklerini dikkate almadan, piyasa koşullarını, insanların nasıl ücretler alarak geçindiklerini bilmeden, astronomik rakamlar talep ediyorlar ve gerekirse altı ay bir sene boş oturmayı göze alabiliyorlar.

Bunları anlamak mümkün değil. Deneyimli eleman aradığınızda dahi, ne kadar açık belirtirseniz belirtin, iş tecrübesi olmayan, iş saatlerine uyamayacağını belirten kişiler, ilandaki kriterlere uymadıklarını bile bile, gördükleri her şirket ilanına müracaat ediyorlar. Hem kendi zamanlarına hem de şirketlerinkine yazık.

Peki, bu kişiler nasıl tecrübe kazanacak ve iş bulacak dersiniz. Pek çok şirket belli dönemlerde de yetiştirmek üzere, deneyimsiz elemanları işe alıyor. Ancak, bu kişilere de, o zaman, iş ve ücret beğendirmek çok zor oluyor.

En dikkatimi çeken ise, telefonla pazarlık yapanlar. Telefon açıp, hemen ücret ve çalışma koşullarını sormaya başlıyorlar. Siz olsanız, böyle bir iş müracaatına ne cevap verirdiniz?

* * * * *

İlgilendiğim bir diğer konu da, ses kartları idi. 16 bit ses kartlarında sesin daha güzel oluştuğunu ve çok daha iyisini elde etmek istiyorsanız, MIDI olanağı olan bir ses kartına sahip olmanızı tavsiye ederim.

Uyumsuzluk sorunu yaşamamanız açısından, belli markalara yönelmenizde fayda var. Ucuz olsunda, ses nasıl olsa çıkar demeyin. Müziğinin çok iyi olduğunu bildiğiniz programlarda, uyumsuzluk sorunu nedeni ile, arzu ettiğiniz performansı elde edemiyorsanız, canınız çok sıkılabilir.

* * * * *

Emerson’un şu güzel özdeyişine ne diyeceksiniz; “Bugün en önemli şeyin hiç kimse tarafından aldatılmamak olduğunu sanırsın. Ancak, hayatının güneşi, asıl senin hiç kimseyi aldatmamaya çalışacağın gün doğacaktır.”

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 22.8.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Sonuçlananlar
Aug 15 1995

Belirsizlik

Posted by

Alt alta sıralamaya başlayacağım,  ne zaman ve nasıl sonuçlanacağı belirsiz konular, son günlerde gittikçe artmaya başlıyor.

Türkiye’den yapılacak, Internet bağlantısının nasıl sağlanacağı konusunda belirsizlik artarak sürüyor. Her hafta yeni bir yorum, yeni bir haber ile karşı karşıyayız. Çok kısa bir süre içerisinde, pek çok kesimden farklı görüşler, farklı fikirler belirtilmeye başlandı.

Yazılımcılar kadar sektörün diğer kesimleri tarafından da büyük umutlarla beklenen, telif hakları, eser sahipliği konusunda da, her ne kadar çok açık olduğunu ifade edenler bulunsa da, kanımca belirsizliğe girildi. Yönetmelik çıkana kadar da bu konumunu muhafaza edecek.

Geçenlerde elime ulaşan bir yazıya göre, Novell “bazı konulara” bağlı olarak, yasal olmayan yazılımlara ücretsiz lisans sağlayacağını belirtiyor. Bir belirsizlik daha. “Bazı konular” ‘ın ne olduğu açıkça belirtilmiyorsa, bu yazıdan beklentinin ne olacağını anlamakta güçlük çekiyorum.

Bu şekilde belirsizlik içinde olduğunu düşündüğünüz başka konularda mevcut ise, bana iletin. ılerleyen haftalarda o konuları da irdeleyelim. Dikkat ettiyseniz, sıraladığım konulardan hepsinin, belirsizlik konumlarının sona ereceği tahmini bir tarih var. Sürüncemede kalmayacak olmaları, şu andaki durumlarını değiştirmiyor.

* * * * *

Geçtiğimiz haftanın etkinliklerinden birisi, Bilgi Teknolojisi Sektöründeki ilk 100 şirketin açıklandığı toplantı idi. Önümüzdeki üç dört sene için tahminlerin de sergilendiği toplantı, samimi bir hava içerisinde geçti. TÜSıAD’ın bilgi teknolojisi sektörüne yönelik çalışmaları teşvik edici olması, sevindirici idi.

* * * * *

Yazılarımda, genelde üç, dört farklı konuya yer vermeye çalıştığımı sürekli okurlarım, bilirler. Geçtiğimiz haftadan itibaren, okunabilirliği arttırmak için, birbirinden bağımsız bölümleri, aralarında ayırmaya başladım. Köşenin bu yeni düzeni konusunda da, yorumlarınızı bekliyorum.

* * * * *

Biraz da, cep telefonlarından söz etmek istiyorum. Son sıralarda katıldığım pek çok organizasyonda, özellikle seminer, konferans, ürün tanıtımı gibi toplantılarda, konuşmanın en heyecanlı yerinde, garip bir ses, bulunduğunuz ortamda çınlamaya başlıyor. Yeni kullanmaya başlayanlar, genelde telaş içinde kapatmaya çalışırlarken, daha tecrübeli olanlar, yüzlerinde bir tebessüm, sanki hiç bir şey olmamışçasına, sakin bir şekilde telefonu açıp, dışarıya çıkmaya uğraşıyorlar.

Cep telefonlarının, özellikle dışarıda çok fazla vakit geçirmesi gerekli olan, bilgi teknolojisi sektöründe çalışanlar için ihtiyaç olduğunun farkındayım. Ancak, hiç olmazsa, bir toplantıya girerken, bir konferansı izlerken, kapatalım. Sinema, tiyatro gibi yerlerde açık unutmuyorsak, sektör toplantılarında da kapatabiliriz.

* * * * *

Einstein’a atfedilen olayları okumaktan, büyük bir keyif alıyorum. İşte bunlardan bir tanesi ile, yazımızı bitirelim.

Einstein’a telefon numarasını sormuşlar, gidip telefon rehberine bakmış. Sebebini soranlara verdiği cevap; “Bir yerde kaydını bulabileceğim bilgiler için, kafamı meşgul edemem.”

Kaç tane telefon numarasını ezbere bildiğinizi hatırlamaya çalışın.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 15.8.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Belirsizlik
Aug 08 1995

Yaprak

Posted by

Yaprak kıpırdamıyor. Bu günlerde, bilgi teknolojisi sektöründe yer alan şirketlerin bir kısmı, pazarın durumunu bu şekilde tanımlıyor.

Ancak, gelecek günlerinde çok parlak geçeceği beklentisi var. Özellikle, mevcut ekonomik düzende inişler fazla olmazsa, satışların artacağı günler yakın. Buna karşın, biliyoruz ki, ekonomideki bir sorun veya politikadaki dalgalanmalar, bilgi teknolojisi sektörünü yakından ilgilendiriyor.

Öncelikle, reklam ve halkla ilişkiler bütçeleri gözden geçirilmeye başlanıyor. Hemen arkasından, bilgi işlem yatırımları ve danışmanlık hizmetlerinden nasıl tasarruf sağlanabileceği düşünülmeye çalışılıyor.

Halbuki, yukarıda bahsedilen tüm işlemlerde, piyasalarda ne olursa olsun, hızlarını yitirmeden, yatırımlara devam edilmeli. Belirsizlik ortamı sona erdiğinde, hızlarını yitirmeyenler, en önde yarışı devam ettirmekte olduklarını görüyorlar. Hız kesenler ise, ne kadar atak yaparlarsa yapsınlar, çok geç.

Doğal olarak, burada, nefesin yetmesinden söz etmekte yarar var. Maraton koşmak için piste çıkıp, 100 metre koşucusu temposunda yarışa başlarsanız, yarışa başlamadan, yarışı terk etmeniz olası.

Gerekli strateji ile, uygun tempoda, belli ritmi yakalayarak, yolunuza devam etmelisiniz. Hedef belli ise, sonuca ulaşmak çok zor değil.

* * * * *

Biraz da, oyunlardan bahsedelim. Anımsayacağınız gibi geçen senenin en çok konuşulan oyun programlarının başında, “interactive movie” olarak adlandırılan, “Origin” firmasının piyasaya sürdüğü “Wing Commander III” vardı. Yurt dışında, çok tutulan bir programın seri haline getirilmesi kaçınılmaz. Dolayısı ile “Wing Commander IV” için, start verilmiş durumda. 1996 kışında piyasaya sürülmesi hedefleniyor.

Bu pazarda, gelecek günler çetin savaşlara sahne olacak. Herkes pay kapmaya uğraşıyor. Programların kapladığı alan, istedikleri minimum donanım ihtiyaçları sürekli artıyor. Pentium’lar veya eşdeğerleri için bütçelerinizde yer açmaya başlayın. Sadece, işlemci değiştirmekle de kurtulamayacaksınız. Daha hızlı CD sürücüler, grafik kartları, sabit diskler sırada.

* * * * *

Internet’ten bir haber. Bu hem müzik ile ilgilenenler için, hem de artık internet’in neler için kullanıldığını belirtmek amacı ile bilmenizde fayda gördüğüm bir kısım. Pek çoğunuz Michael Jackson’ın son albümü History’nin yeterli başarıyı sağlayamadığını biliyorsunuz. Michael Jackson, 17 Ağustos’ta IRC (Internet Relay Chat) denilen kanalda Los Angeles’tan sohbete anında katılarak, gelecek sorulara yanıt verecek. Deyim olarak “Cyberchat” yapılacağı söyleniyor. Sorular, America On Line, Compuserve ve Prodigy servislerinden de yöneltilebilecek. Başlama saati 04:00 CET.

Haftalık yazı yazmanın bütün keyfini, biraz önce yazdığım paragrafla çıkarttım. Gazete elinize geçtiğinde, önümüzdeki günlerde oluşacak bir olayı duyurabildim.

Tolstoy’un sözleri ile yazıyı noktalayalım. “Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür ancak, hiç kimse öncelikle kendini değiştirmeyi düşünmez.”

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 25.4.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on Yaprak
Aug 01 1995

İş’e Yarar mı?

Posted by

Neyin işe yarayacağını hemen merak etmeyin. Önceki yazılarımdan birinde de söz konusu ettiğim, ikinci el bilgisayar piyasasından söz etmek istiyorum.

Ocak ayında bu konudan bahsetmiş ve  6 ay içerisinde aldığınız bir ürünün fiyatının dolar bazında %40 düştüğünü görebilirsiniz demiştim.

Şimdi biraz daha ileriye giderek, 10 ila 12 ay içerisinde %60 değer kaybettiğini de gözleyebilirsiniz, demem gerekiyor. 200 doların üzerindeki çift hızlı bir CD sürücüyü, bugünlerde 100 doların altına temin etme ihtimaliniz var.

Bu durumda ikinci el bilgisayar pazarının büyümesi ihtimali var mı? Bence var. Kullanıcılar her ne kadar en modern sistemleri kullanmak istiyorlarsa da, bu sistemlerin kişisel kullanım, hobi için alındığını söylemek doğru olacaktır.

İkinci el bilgisayarların en çok kullanılacağı sahalardan birisi olarak işyerlerini görüyorum. Eğer yapacağınız işler belirli ise, kullanacağınız yazılımlar sınırlı ise, herkesin modası geçmiş diyerek yanına bile uğramadığı bir bilgisayarı, çok ucuza alabilirsiniz. ışinizi de gayet güzel görür.

Yanlız, burada dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Hiç unutmuyorum. Bir toplantıda eski bilgisayarları alıp, ülkenin çeşitli yörelerine gönderelim, kişilerin bilgisayara aşinalığına yardımcı olalım denmişti. Buna gelen cevap; “Bu sistemlerin bakımını nasıl vereceğiz, eski sistemleri gönderip sorun yaşamaktansa, yeni sistemleri göndermeyi tercih ederiz.”

İlk bakışta çok ters gelebilir. Ancak, biraz dikkatli düşünürseniz, gerçek payının fazla olduğunu fark edeceksiniz. Arıza yapacak, kişiyi çalışmadığı için bilgisayardan soğutacak bir sistem göndermektense, biraz bekleyip yeni bir sistem göndermekte fayda var.

Eğer, alacağınız ikinci el bilgisayarın sizin kullanmayı düşündüğünüz süre içerisinde yapacağı arızalarda yetkili bir servis bulabileceğinizi düşünüyorsanız, hiç düşünmeden ikinci el bir bilgisayarı, kapasitesi yeterli ise alın. Ancak, nadir bulunan bir teknoloji ise, belli şirketlere bağlı kalmanızı gerektiriyorsa hesabınızı iyi yapın. Parçası zor bulunacak veya stoktan temin edilemeyecek, servis şirketi bulamayacağınız sistemlerden uzak durun.

Yazıcı ve çevre ürünleri içinde bu söylediklerim geçerli.

Haftanın kültür haberlerine gelirsek; Pavarotti’nin son albümünü dinlediniz mi? “Pavarotti and Friends 2” isimli bu albümde, Pavarotti pek çok ünlü isimle beraber eserlerini sunuyor. Kaliteli bir sesten, günümüz müziğine getirilen yorumu dinlemek isterseniz, repertuarınızda bulunması gerekli bir çalışma.

“Brainscan” isimli film, bir CD oyununun içerisindeki kahraman siz olduğunuzda, oyunun konusununda iz bırakmadan cinayet işlemek olması durumunda neler yaşayabileceğinizi anlatıyor. Boş vaktiniz çoksa ve yapacak başka bir şey bulamıyorsanız gideceğiniz bir film. Onun dışında, zamanınıza yazık.

“Tenkit belki güzel bir şey değildir. ancak gereklidir. Ağrı ile aynı işi görür, zira ağrı da vücutta bir sorun olduğunu bildirir.” Winston Churchill.

BT/Haber ‘Harman’ köşesinde 1.8.1995 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : BT/Haber Yazıları | Comments Off on İş’e Yarar mı?