Oct 01 2007

Ortalık Toz Duman

Posted by

Döviz kurlarındaki düşüş devam ediyor. Buna rağmen YTL fiyat belirleyen satıcılarda fiyatları güncelleme yönünde bir eğilim yok. Onlar daha fazla nasıl kazanırız düşüncesinde. Bu esnada pazara gelmeye başlayan yeni yabancı markaların pazarlama taktikleri karşısında köşebaşlarındaki şirketler feryat figan. Ancak benzer uygulamaları onlar yaptığında da tüketicilerin koşarak ürün satın aldığını gördük.

Teknoloji ürünleri satın alımında sanki histeri yaşanıyor. Herkes daha ucuza daha fazla ne alabilirimin peşinde.

Ekonomi bu kadar mı iyi, geçim sıkıntısı kalmadı da, onun yerini daha büyük televizyon, en iyi taşınabilir bilgisayarı kullanmak mı aldı?

Ya da iş bilenin kılıç kuşananın, hazır ucuz bulmuşken alayım nasıl olsa satarım zihniyeti mi egemen?

Hatırlıyor musunuz Milli Eğitim Bakanlığının öğretmenlere taşınabilir bilgisayar kampanyasını. Bankadan kredi çıkarmak için uğraşmak, teslimatı beklemek gerekiyordu. Hatta üstüne vade farkı konmuştu. Şimdi daha iyi fiyatlara herkese kampanyalarda satış yapılıyor. Ne kadar hızla değişiyor pazar, farkında mısınız?

Peki bu alışverişlere bakarak herşeyin yolunda olduğunu söylemek olası mı? Bana pek yolunda gibi gelmiyor. Bekle gör konumunda kişiler. Herkesin beklentisi farklı ve zamanı geldiğinde beklediklerinin gerçekleşeceğini kurguluyorlar. Hayal kurmak güzel şey de sonunda hüsran olacaksa gerçekçi olmakda yarar var.

Yapay gündemlerle ortalık meşgul ediliyor. Bir geminin aynı tarafına tüm yolcuların yüklendiğini düşünün. Gemi alabora olma tehlikesi geçirir. Hemen hemen aynı durumdayız. Ortaya çıkarılan bir konunun etrafına toplanıyor herkes. Bu arada geminin diğer taraflarında neler olduğu gözden kaçıyor. Günün birinde bakılacak ki, atı alan Üsküdarı geçmiş.

Şimdi konuyu buradan uydu teknolojilerine getirelim. Uydudan yayınları izliyorsanız Türksat uydusundaki kanalların sadece bildik olanlarında mı dolaşıyorsunuz yoksa ara sıra zapping ile bütün kanalları şöyle bir tarıyor musunuz? Ben geçenlerde boş bir vakit bulduğumda bakayım dedim. Ne kanallar var ne kanallar. Her yaşam tarzına hitap eden kanallar yedi gün yirmidört saat yayında. Gözüktüğü kadarı ile frekans kiralayan uydudan yayına başlıyor. Ondan sonra ne bilgi aktarmak isterse uçsuz bucaksız derya ve izleyici kitlesi karşısında. Neyle karşı karşıya olduğunuzu görmek istiyorsanız arasıra göz atmanızı öneririm.

Önümüzdeki dönemde karasal yayın, yüksek çözünürlüklü yayın, kablo televizyon, şifreli uydu platformları derken seçim yapmak zorlaşacak.

Son konuyu da internet e-posta ya da haberleşme listesi yazışmalarına ayıralım. Karşı karşıya olunduğunda ağza alınmayacak sözler internet ortamında yer alıyor. İmla kural hataları, anlam bozuklukları da yanında. Son derece mantıklı yazılan konular dahi birileri tarafından hemen demagoji ortamına çekiliyor. Görüşlerin özgürce ifade edilmesi güzel bir şey de biraz da adil olmak lazım. Sadece muhalefet olsun ya da eleştirmek için de yazı yazılmaz ki. Unutmamalı ki; söz uçar yazı kalır.

Bir sonraki yazıda buluşuncaya değin, esen kalın. “Bilgi paylaşıldıkça büyür” görüşünden yola çıkarak, düşüncelerinizi iletin, paylaşın.

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Ekim 2007 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on Ortalık Toz Duman