Oct 01 2008

Alternatif Olmayınca

Posted by

Serbest pazar ekonomisinin en güzel tarafı herhangi bir ürün ya da servisi farklı şirket ya da kurumlardan temin edebiliyor olmanız ancak bu her zaman yeterli olmuyor. Çünkü bazı şirketler pazardaki yerlerini o kadar güçlü tutuyorlar ki başka şirketlere yaşam hakkı tanımıyorlar. Bir kısmı da iktidardaki güce sırtını dayamış diğer şirketlere hareket alanı bırakmıyor.

İşin cesaret ve cahillik boyutu da var. Uzun senelerde oluşturulan birikimin seviyesine çok kısa sürelerde erişenleri görünce kimin neyi yanlış yaptığını neyi doğru yaptığını anlamakta zorlanıyor insan. Sırtını sağlam gördükleri mevkilere dayayanlar almış başını gidiyor.

Çekirge bir sıçrar iki sıçrar üçüncü de yakalanır derler, bu sözün doğruluğunu zaman gösterecek. Yakalandığı zaman çekirgeye ne olacağını merakla bekliyorum.

Herşey para ve ticaret midir? Göründüğü kadarı ile belirli kesimler için bu sorunun yanıtı; evet, herşey para ve ticarettir. Sanki Nasrettin Hoca’nın öyküsünü yaşıyoruz. Neydi öykümüz:

Nasrettin Hoca’yı bir yemeğe davet ediyorlar. Ortada kocaman bir yer sofrası, üzerinde siniler dolusu yemek.Davet sahibinin elinde bir kaşık, sürekli ortadan yemeğe dalıp, karnını doyuruyor, ortada başka kaşık yok, davet sahibi de her kaşıktan sonra “Öldüm, bittim” diyor. Epeyce bir süre geçtikten sonra Nasrettin Hoca davet sahibinin elinden kaşığı kaptığı gibi yemeklere dalıyor ve “Biraz da biz ölelim” diyor.

Bugünü özetleyen güzel bir öykü. Biraz da biz ölelim diyenler ortada. Öykünün sonunda ne oluyor, ben bilmiyorum, tahmin de edemiyorum. Davet sahibi tekrar kaşığına sahip çıkabiliyor mu, kaşık Nasrettin Hoca’da mı kalıyor yoksa ortaya bir kaşık daha getiriliyor ve davetteki herkes sofradan yararlanıyor, bilinmez. Tabii ki herkesin sofradan yararlanması doğru gözüküyor ama herşeye ben sahip olayım düşüncesi oyunu bozabilir. Önemli olan herkese yetecek yiyeceğin sofraya çıkarılması. Bu miktarı sağlasanız da ben daha çoğuna sahip olayım hırsı ortalığın toz duman olmasına yol açıyor.

Ortalığı sakinleştirmenin bir çözümü de kuralları belirleyecek ve uygulanmasını denetleyecek, uygulamada yanlış yapanları da ikaz edecek mekanizmaların sağlanması. Örneğin görgü kuralları, protokol kuralları gibi. Benim yazmadığım kuralları da siz doldurun. Toplumun birlikte yaşam kuralları diyelim kısaca. Hiçbir zümreyi ön plana çıkarmadan, kayırmadan eşit yaşama kuralları.

Önemli olan herşeyin sonunda hakkınızda iyi konuşulması. Başkalarının hakkını yedikten sonra kendince iyi yaşamışsın ne işe yarar. Üstelik kazandığını yemeyi bilmiyorsan niye bu hırs. Daha iyi bir otomobile binersin, onda da kurallara uymadan trafikte dolaşırsın, arkandan konuşurlar. Ne konuştuklarını ben söylemeyeyim artık.

Günümüz insanının daha fazla mal, mülk peşinde koşarken devenin girdiği dükkandaki herşeyi yıktığına benzer bir durumla karşı karşıyayız. Biraz dikkat ve özenle çok daha iyi bir dünyada yaşamak olası.

Sağlık, başarı, mutluluk, barış, sevgi ve huzur dolu günler dilerim.

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Ekim 2008 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on Alternatif Olmayınca