Sep 01 2009

Şans Yazısı

Posted by

Tags: ,

Her yazara nasip olmaz bir derginin Onbeşinci yıl dönümü sayısında yazı yazmak. Ben de kendimi bu şanslı kişilerden kabul ederek, klavyenin başına geçtim. Nostalji olsun diye bu yazıyı daktilo ile yazıyorum. Ne kadar zor olduğunu unutmuşum. Yedi, sekiz sayfa ziyan olduktan sonra tamamlayabildim. Ancak işin zevkli tarafı yazı bittikten sonra başladı. Günümüz teknolojisine uygun olarak yazıyı önce bir tarayıcıdan okutarak bilgisayara aktardım. Ardından optik karakter tanıma yazılımı ile metne çevirdim. Son olarak bu metni Telepati’ye eposta ekinde elektronik ortamda ulaştırdım.

Bu yazıyı okuyan kişilerde şanslı çünkü onlarda Onbeşinci yılını kutlayan bir dergiyi ellerinde tutuyorlar – Internet’de sayısal ortama aktarılmış şeklini okuyorsanız ‘dergiye gözleriyle bakıyorlar’ -.

Bu yazıyı nasıl değerlendirebilirim dediğimde önce eskilere gitmek istedim.

Onuncu yıl sayısında ne yazmıştım diye arşivlere baktım ancak bir şey bulamadım. Telepati’nin Onuncu yıl sayısına özel bir köşe yazısı yazmadığımı fark ettim.

Ancak 100. Sayı için özel bir yazı yazmıştım. Ocak 2004’deki yazı ‘Serbestleşme’ dönemine gelmiş. Bir diğer özelliği de Ocak 2004’de yayınlandığı için yeni yıl sayısı olması. Benim unutamadığım bölümü ise; ‘madem 100. Sayı, her yazar kendi köşesini imzalasın’ önerimin ardından, sabahlara kadar yüzlerce derginin köşe yazarlarınca imzalanması. Yüzüncü sayı toplantısının yapıldığı gün ne gibi bir sürprizle karşılaştığımızı ise Telepati ekibi ve o gün aramızda olanlara sorun.

Telepati’nin bu süre içerisinde bizlerle buluşmasını sağlayan herkese çok teşekkür ediyorum. Bu süreçte destek verenler de ayrıca bir teşekkürü hak ediyorlar. Editör ve Büdütör’ün de haklarını teslim etmek lazım. Kolay bir iş değil altından kalktıkları ve başarı ile devam ediyorlar. Nice yıllara Telepati.

3G için herhangi bir şey yazmadım bugüne kadar. O kadar çok para harcanıyor ki mobil operatörler tarafından, her halde sağır sultan duymuştur ne işe yaradığını. Ancak etrafınızda biraz sohbet edin, ne anladıklarını sorun, şaşırtıcı yanıtlarla karşılaşacaksınız. Ben operatörlerin yerinde olsam; harcadıkları paranın yerine ulaşıp ulaşmadığını öğrenmek için hemen saha çalışması ile anket düzenler ve insanların bu 3G işinden ne anladıklarını bulmaya çalışırım. En güzel tanımı geçen ay Editör yapmıştı; ‘3G en çok ara beni – boya beni’ hatlarında kullanılacak. Tamamen katılıyorum. Yeni bir renk geldi sektöre, hayırlı olsun.

Yazının son bölümünü de ‘likemind’ grubu ile tamamlayalım. Internet’de organize oluyorlar, kendilerini; ‘Pazarlama yöneticileri, reklam profesyonelleri ve pazarlamanın geleceğine ilgi duyan benzer zihinli (likemind) kişilerin ayda bir buluşması, bir kahve masasında toplanıp bir gündem olmadan yeni fikirlerden konuşuyoruz’ şeklinde tanımlıyorlar. Kahve masasını görünce 8, 10 kişi bir araya gelip sohbet ediyor diye düşünebilirsiniz, pek öyle değil. Benim gittiğim Ağustos toplantısında yüz kişiden fazla vardı ve toplantının başlama saati sabah 8 idi. Facebook’daki grupta benim yazıyı yazdığım an itibarı ile 914 kişi üye idi.. Enerji’yi – izafi bir kavram biliyorum ama başka kelime bulamadım – görmek için katılmanızı öneririm. Çoğunluk Internet’de iş yapan kişiler ve bunu görünce Internet platformunun ne kadar büyük potansiyele sahip olduğunu hemen kavrıyorsunuz. Ben çok keyif aldım. Bu grubu öğrenmeme vesile olan Natali Yeşilbahar’a da buradan teşekkürler.

Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığını anımsatır, sağlık, başarı, mutluluk, barış, sevgi ve huzur dilerim.

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Eylül 2009 ‘da yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on Şans Yazısı