Nov 01 2010

İnternet Fıkraları

Posted by

Profesör sınav yapmak üzere sınıfa girmiş. Konu: Bir cismin var olup olmadığı nasıl kanıtlanır. Sınıfa dönmüş ve sorusunu sormuş: ‘Herkes internet var diyor, demek ki var ancak sizden internet’in aslında var olmadığını ispat etmenizi istiyorum’ demiş.

Bütün öğrenciler harıl harıl bir şeyler yazmaya başlamışlar sınav kağıtlarına. Aralarından bir tanesi ise iki dakika sonra kağıda kısa bir şey yazıp, profesöre teslim ettikten sonra sınıftan çıkmış.

Sonuçlar açıklandığında tam not alan tek öğrenci, iki dakikada kısa bir şey yazan öğrenci olmuş. Öğrencinin cevabı: ‘Hangi internet?’

Korkarım böyle devam ederse internet’in var olduğu konusunu konuşmamıza gerek kalmayacak, biz de ‘Hangi internet?’ diyeceğiz.

Adam küçük oğluna kime nasıl güvenileceğini anlatmak istiyormuş. Bilgisayarın başına oturmuşlar, baba oğluna demiş ki; ‘Bak, buraya küfürlü bir eposta hazırladım. Bunu şu bizimle arası olmayan adama gönder’. Oğlan demiş ki; ‘Baba, bunu gönderemem. Sonra beni bulurlar, sorun yaşarım’. Baba; ‘Korkma, korkma, bir şey olmaz. Birisi gelirse benim yaptırdığımı söylerim’. Oğlan biraz daha direnmiş ama bakmış babanın vazgeçeceği yok, epostayı kendi bilgisayarından göndermiş. Ertesi gün hakaret edilen kişi eve gelmiş, sorgu suale başlamış. Baba da ses seda yok. Oğlan babasına ‘Baba, hani sen söylediğin için gönderdiğimi anlatacaktın. Niçin söylemiyorsun?’. Baba: ‘Babana bile güvenme’

Kablosuz ağ bağlantısı veya kullandığınız internet bağlantısını kimlerle paylaştığınıza, kime kullandırdığınıza dikkat edin. Bir gün kapınız çalabilir ve bir sürü soruya cevap vermek zorunda kalabilirsiniz. Yönlendirdiğiniz epostalar için de benzer durum söz konusu.

Delikanlı eve gelmiş, ‘Baba, baba, bugün bir yere gittim, paylaşıma açık kablosuz ücretsiz internet bağlantısı vardı. Bütün gün dosya indirdim, kotamı harcamadım, çok para tasarruf ettim’ demiş. Ertesi hafta baba internet bankacılığından bir ödeme yapmak için bankanın sitesine bağlanmış, bir de ne görsün, hesapta para yok. Oğlanı çağırmış yanına; ‘Aferin sana, ne kadar çok tasarruf yapmıştın geçen hafta, şimdi tahsil etmişler misliyle’ demiş.

Kullandığınız kablosuz ağ bağlantısının ne kadar güvenilir olduğunu bilme şansınız yok. Eğer bir yerde kablosuz internet erişimi kullanacaksanız veya daha doğrusu size ait olmayan bir bağlantıdan internet erişimi kullanıyorsanız, hangi bilgilerinizin kimi eline geçtiğini ve ne amaçla kullanılacağını bilemezsiniz. Bu durumda vpn ve ssl kullanmanızı öneririm.

İnternet sitelerinden birisinin sahibi çok zenginmiş. Medya merak etmiş bu internet sitesinin sahibinin nasıl bu kadar zengin olduğunu. Röportaj yapmaya gitmişler, sormuşlar nasıl zengin olduğunu. Anlatmaya başlamış internet sitesinin sahibi; ‘Bir gün arkadaşlarla oturuyorduk, aklımıza bir fikir geldi. Aramızda eğlence olsun diye bir site geliştirdik. O siteden kazandığımız parayla, siteyi genişlettik, gelen parayı yine işe yatırdık, büyüdük. Sonra uzak bir akrabam vefat etmiş, miras kaldı’.

Sözüm meclisten dışarı. Kimse üstüne alınmasın.

Ünlü birisi yurtdışına çıkmış, hemen muhabirler etrafını sarmış; ‘Sizinle ilgili internet’de dolaşan bir bilgi var. Bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz?’. Cevap; ‘Ne bilgisi, o bilgiye erişim var mı? Erişim yoksa bilgi de yoktur!’

Bu kadar basit. Kurunun yanında herşey yandı, bitti.

Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığını anımsatır, sağlık, başarı, mutluluk, barış, sevgi ve huzur dilerim.

İstanbul – 27.Ekim.2010

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Kasım 2010 ‘da yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on İnternet Fıkraları