Jul 01 2011

Bilişimciler Nasıl Düşünür?

Posted by

2004 yılının ilk yazısında kullandığım bir sözü geçtiğimiz günlerde tekrar anımsadım ve sizlerle paylaşmak istedim. “Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir” – Pascal

Şimdi bu ayın konusuna gelelim. Bilişim sektörünün güzide şirketleri, yazılım geliştirenler veya geliştirilmiş yazılımları satan, uygulamaya alan, modifiye edenler nasıl düşünüp, davranırlar?

–       Programcıdan Ürün Geliştirme Müdürüne veya Satış Öncesi Destek Sorumlusundan Satıcıya

“İstenen bu projeyi yapamayız. Sistemimizde köklü bir değişiklik yapılmasını gerektiriyor ve ekibimizdeki kimse bu sistemi tanımıyor. Ayrıca, şirketimizde bu uygulamanın yazıldığı dili bilen kimse yok. – Bu araçları bilmiyoruz – Bence, şirketimiz bu tür projeleri almamalı”.

Programcının düşüncesi; ‘Şimdi ben böyle söyledim ancak bunlar kesin gidip satacak, işin yoksa yeni şeyler öğren, işi yapmaya çalış. Bari şimdiden başlayayım hazırlıklara’.

–       Ürün Geliştirme Müdüründen Proje Yöneticisine veya Satıcıdan Satış Müdürüne

“Bu proje tasarımda değişiklik gerektiriyor. Şu anda bu tür bir proje için deneyimli elemanımız yok. Ayrıca, şirkette bu konuda eğitilmiş eleman da mevcut değil. Bence, şirketimiz bu tarz bir proje için henüz hazır değil”.

Ürün Geliştirme Müdürünün düşüncesi; ‘Bunlar yakaladıkları bu projeyi kesin satar. Hemen eğitimlere başlamak lazım yoksa iş düzgün yürümezse ihale bize çıkar’.

–       Proje Yöneticisinden Genel Koordinatöre veya Satış Müdüründen Genel Koordinatöre

“Tasarımda değişiklik yapmamızı gerektirecek bu proje için deneyimli elemana sahip değiliz. Ayrıca, şirkette bu konuda eğitilmiş eleman sayısı da fazla değil. Eğer benim kişisel fikrimi sorarsanız, bu projeyi bitirmek mevcut olanlardan daha fazla zaman alacak, yapamama olasılığımız da var.”.

Proje Yöneticisinin düşüncesi; ‘Bu projeyi yapamazsak yeni bir iş bakacağız herhalde. O zaman ekibi hemen yetiştirmeye başlayalım’.

–       Genel Koordinatörden Genel Müdür Yardımcısına

“Bu proje tasarımda bir yeniden yapılanma içeriyor. Bir kısım personel buna benzer projelerde yer almış olabilir, kalanların bir kısmı da bu dile aşina. Bu nedenle şirket içi eğitimle bilenler bilmeyenleri yetiştirebilir. Eğer benim kişisel fikrimi sorarsanız, bu projeyi almalıyız ancak sözleşme aşamasında çok dikkatli olmamız gerekiyor”.

Genel Koordinatörün düşüncesi; ‘Kendimizi garanti altına alacak hangi maddeleri koysak sözleşmeye acaba? Hemen araştırmak lazım, hukukçular bir şey üretebilir. Sorun çıkarsa yönetime sözleşme maddelerini gösteririz’.

–       Genel Müdür Yardımcısından Genel Müdüre

“Bu proje, bizim sektördeki diğer şirketlerin önüne geçmemizi sağlayacak ve böyle bir projenin nasıl yapılacağını gösterebileceğimiz güzel bir fırsat. Bu projeyi başarıyla tamamlayabilecek uygun yeteneklere, bilgiye ve personele sahibiz. Ayrıca deneyimli elemanlarımız bu projenin alt yapısı ile ilgili şirket içi eğitimlere halihazırda başlamış durumda. Eğer benim kişisel fikrimi sorarsanız, avucumuza kadar gelmiş olan bu kadar önemli bir projeyi kaçırmamalıyız”.

–       Genel Müdürden Müşteriye

“Sizin projeniz şirketimizin en iyi uzmanlık alanlarından birisinde yer alıyor. Pek çok büyük müşteride buna benzer projeler gerçekleştirdik. Bu alanda sektördeki en uygun firma olduğumuzu söylememe izin verin ve bana güvenin. Ekibimiz yetenekli ve çalışkan olup, gerekli deneyim ve bilgiye sahiptir. Kanımca, biz bu projeyi istediğiniz zamana yetişecek şekilde başarıyla gerçekleştiririz”.

–       Genel Müdürden Ekibe

“Aldığımız bu projenin şirketimiz için ne kadar önemli olduğunu tekrarlamaya gerek görmüyorum. İnanırsak başarırız. Herkesin gerekli özveriyi göstererek, projenin tam olarak zamanında teslim edilmesi için çalışacağından eminim. Hepimize hayırlı olsun”.

Bu yazının bir espri olduğunu yazayım da, boşyere alınganlık gösterenler çıkmasın. Ayrıca satıcı ve satış müdürü yanıtlarının fazla pozitif olduğunun farkındayım. Sizce satış kadroları satış kaçırma pahasına bu kadar çekingen davranırlar mı? Bu projeyi de yapamayacaksak, hangi projeyi yapacağız? O kadar iş getiriyoruz, kimseye beğendiremiyoruz!

Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığını anımsatır, sağlık, başarı, mutluluk, barış, sevgi ve huzur dilerim.

İstanbul – 30.Haziran.2011

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Temmuz 2011 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on Bilişimciler Nasıl Düşünür?