Dec 01 2011

Hep Aynı Sahne

Posted by

Adamın birisi sürekli aynı filmin aynı seansına gidiyormuş.

Adama sormuşlar; “Niçin hep aynı filmin aynı seansına geliyorsun?” Cevaplamış:
–  “Filmde bir sahne var. Kadının birisi pencerenin önünde soyunmaya başlıyor. Tam soyunacak, pencerenin önünden bir tren geçiyor”.
– “E, ne olmuş?”.
-“Tren hep aynı saatte geçecek değil ya. Elbet bu tren bir gün rötar yapacak”.

Bizimkisi de aynı hesap. Etrafıma bir bakıp, etrafı gözümün önüne getirince yukarıdaki fıkrayı yaşadığımızı görüyorum.

Senaryo hep aynı, sonuçta farklı olmayacak. Bu sefer farklı olacak diye düşünerek işe kalkışanlar benzer sonucu elde edince hayal kırıklığına uğrayacaklar. Ancak üzülmesinler, tarih tekerrürden ibarettir.

Victor Hugo’nun buna uygun bir sözü var: “Eğer biri beni aldatırsa ona ayıp, ikinci kez aldatırsa bana ayıp”. Aldanmayanlardan olalım.

Özgün olmak, bu özgünlükten pazarın kabul edebileceği bir şeyler ortaya çıkarmak, kitlelerin beğenmesini sağlamak kolay değil. Bu bilgi, deneyim, hayal gücü, yetenek, eğitim ve şans yolundan geçiyor. Doğru zamanda, doğru fikirle, doğru yerde, doğru kişilerin karşısında veya yanında olmanızdan geçiyor. Bir tanesi dahi eksik olsa, sonucun olumlu olması olası değil.

Bugün farklı bir şey olacak, şansım yaver gidecek diye pembe bir dünyada yaşamaktansa, o ortamı oluşturacak çabayı göstermekte yarar var. Sistemin kendisini korumak için kullandığı kuralları herkes kendi döneminde kendi çıkarı için çalıştırıyor.

Sonuç; herkes kendi kurduğu çemberin içinde dönüp duruyor.

Her şey kontrol altında tutulmaya çalışılsa da içinde bulunduğumuz iletişim çağında kitleler bir yolunu bularak haberleşiyor, organize olabiliyor. Haberler çok kısa sürede yayılıyor. Sayı olarak ulaşılan miktar yüksek değil ancak yeterli sayıda kanaat önderine ulaşabiliyor.

Yeni teknoloji ile üretilen çoklu ortam ürünlerine bir bakın. Bir filmi, kitabı, oyunu farklı kişiler farklı sonlarla bitirebiliyor, zaman içerisinde verdikleri kararlarla birden fazla yol izleyebiliyorlar. Bir nevi sanal gerçeklik içinde değişik yaşam biçimleri. Gerçek yaşamda bu kadar basit mi? İçinde bulunduğunuz ortam, toplum baskısı, çevre gözetimi hareketlerinizi kontrol altında tutmanızı beraberinde getiriyor.

Yeni kuşak bunlardan kendisini soyutluyor, otoriteyi kabul etmiyor. Sorgulayıcı, nedenleri araştırıcı ve aklının yatmadıklarını yapmayacak davranışları beraberinde getiriyor. Yönetmek ve uyumlu birliktelik sağlamak zorlaşıyor.

Önümüzdeki dönem bilinmezlere gidiyor. Neler olacak hep birlikte göreceğiz.

Bilginin paylaşıldıkça çoğaldığını anımsatır, sağlık, başarı, mutluluk, barış, sevgi ve huzur dilerim.

İstanbul – 2.Aralık.2011

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Aralık 2011 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on Hep Aynı Sahne