Jul 01 2012

E-Posta’dan Günümüz Tehditlerine

Posted by

Geçenlerde onsekiz sene önce – 1994 – yazdığım bir yazıyı buldum. Nelerden söz ettiğimi görünce, sizlerle paylaşmadan geçmek istemedim. Bilgi ve Haberleşme Teknolojileri sektöründeki çalışanları düşününce ben o yazıyı yazdığımda herhalde büyük çoğunluğu ilkokula daha yeni başlıyordu. – Yaşımız mı ortaya çıktı acaba 🙂

Neyse, yazıya gelirsek; eposta’dan söz etmişim. Demişim ki:

‘İnternet’ten bahsetmeden geçemeyeceğim. Artık her yazımda yer vermeye çalışıyorum. Yurt dışındaki bir arkadaşımın geçenlerde gönderdiği e-mail’de, internet’in tam bir çılgınlık derecesinde yaşandığı, her geçen gün bunun arttığı belirtiliyordu. İnsanlar artık telefonlaşalım demiyorlar. Randevular, toplantı notları elektronik posta ile düzenleniyor. Hiçbirimiz, yurt dışındaki bir arkadaşımıza yazdığımız mektubun bir iki saat içinde onun eline ulaşacağını düşünemez. Ancak, elektronik posta ile bu gerçekleşiyor. Öyle ki, eğer arkadaşınızda o esnada çalışıyorsa, bir saat içinde iki üç posta gidip gelebiliyor. Bu imkandan herkesin yararlanması gerekiyor. Ne acıdır ki, bilgisayarcıların büyük bir kısmının bu konudan haberi yok. Haberi olan bir grupta nasıl kullanacağını bilmiyor. Önerim, ne yapın edin, kendinize bir elektronik posta adresi temin edin.’

Günümüzde bu artık geçerli değil, hemen hemen herkesin bir eposta adresi var. Üstelik sosyal medya denilen bir kavram ortaya çıktı ki, facebook, twitter, google+ kullanıyor insanlar.

Ayrıca anlık mesajlaşma ve skype gibi konuşma platformları da yaşamımızda yer alıyor.

Tüm bu imkanların internet erişimi olmadan yapılamayacağını söylemek doğru olacaktır. O zaman internet erişimini düzgün sağlayan, makul ücretlendiren, her kesimin bu olanaktan yararlanmasını hazırlayan ülkeler bir adım ileri çıkacaktır. Bilginin bu kadar hızlı dolaşıma girdiği bir devirde kontrol ve denetim mekanizmalarının da ne kadar işe yarayacağı tartışılır.

Bu arada istem dışı yönlendirme tehdidinden de konuşmak gerekiyor. İnternet erişimini sağlayan kuruluşun isteminiz dışında sizi kendi belirlediği adrese yönlendirme olasılığından söz ediyorum. Son dönemde Türkiye’de uygulamaya alınmış durumda. İnternet’de ziyaret etmek istediğiniz site adresi yerine, servis sağlayıcının sizi yönlendirdiği sayfayı ziyarete zorlanıyorsunuz. Ellerinde böyle büyük bir güç var. Bunun yanında alan adı yönlendirmesi, güvenlik sertifikaları açıkları işin tuzu biberi. Anımsayacaksınız; geçtiğimiz aylarda .tr uzantılı alan adları yönetimindeki bir zafiyet değerlendirilerek, o esnada bazı sitelere gidecek trafik başka adreslere yönlendirilebildi.

Alan adı yönetimi giderek zorlaşıyor. ICANN işi tamamen ticarete dökmüş durumda. Bilinen ve kişilerin kullanmaya alışık olduğu alan adı uzantılarının – .com , .biz , .org vb- dışında parayı verenin kendi alan adı uzantısını oluşturabileceği bir ortam hazır. Bu da güvenlik sertifikalarından tutun, tahminle bulabileceğiniz bir siteye erişimin zorlaşmasına kadar sorunu beraberinde getiriyor. Bir harfin bile yanlış yazılabileceğini tahmin ederek, eksik veya fazla harf kombinasyonuyla açılan internet sitelerine eriştiğinizde başınıza neler gelebileceğini tahmin edemezsiniz. Bunun yanına şimdi yeni tehditler ekleniyor.

Bir eposta adresi edinmekten, nerelere geldik. Göreceğiniz gibi önümüzde ucu bucağı pek belli olmayan bir derya var. Bu deryanın içinde yolumuzu bulmaya, doğru olduğunu sandığımız bilgilere erişmeye ve kendimize çıkarımlar oluşturmaya çalışıyoruz. Ne kadar başarılı olabildiğimizi zaman gösterecek.

İçerik üretimi hala birinci sırada. Ancak içerik üretenlere de yeterli maddi desteğin sağlandığını söylemek zor. Herkes özgün içeriğin ne kadar önemli olduğu konusunda hem fikir. Fakat iş para ödemeye gelince kopyala yapıştır yapanlara yönlenmekten geri kalmıyor. Yine de kişiler bilgilerini paylaşmak için yazmaktan ve üretmekten vazgeçmedikçe internet içeriği var olacak ve özgün bilgiler insanlarla buluşacak.

Bütün bu anlattıklarımın bir adım ilerisi telepati yoluyla iletişim kurmak olacak herhalde. O zaman nasıl denetlenecek, kontrol altında tutulacak ciddi bir soru işareti. Ben denetim ve kontroldan yana değilim. Sadece şu anda bunu yapmaya çalışanların ne büyük bir hayal kırıklığı yaşayacağını kurguluyorum.

Görüş ve düşüncelerinizi bana iletin ki, neyi doğru neyi yanlış yapıyoruz görelim. Tüm güzellikler sizlerle olsun. Bilgi paylaştıkça çoğalır. Sağlıcakla kalın

İstanbul – 28.Temmuz.2012

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Temmuz 2012 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on E-Posta’dan Günümüz Tehditlerine