Oct 05 2013

webit 2013

Posted by

6-7 Kasım 2013’de Haliç Kongre Merkezinde ‘webit’ kongresi düzenleniyor. Kongre kendisini ‘dünyanın en büyük online ekosistem buluşması’ olarak tanımlıyor.

Geçtiğimiz günlerde kongreyi düzenleyen kuruluşun yöneticisi olan Plamen Russev ile ‘webit’ kongresinin 2013 etkinliği ile ilgili yaptığı bir toplantıda bir araya geldik. Sayın Russev yeni işlere girmeyi ve bir şeyleri sıfırdan başlatarak olgunlaştırmayı seven bir Bulgar. 1998’de şirketi, Yeni Zelanda’nın ülke pazarlamasını yaparak, büyük bir başarı elde etmiş.

Türkiye’ye ve özellikle İstanbul’a verdiği önem toplantının her anına yansıdı. Kongre başka ülkelerde de değişik zamanlarda yapılıyor ancak İstanbul en büyük uluslararası etkinlik. Diğer ülkelerde ikiyüz, üçyüz kişi katılımlı yerel etkinlikler düzenliyorlar. Dubai, Prag ve Barselona da düşünülmüş daha önce bu etkinlik için. Ancak İstanbul’da karar kılınmış. Sayın Russel diyor ki; ‘Büyük şeyler hep buradan – İstanbul – başlamış. İstanbul onun için doğru seçim’. ‘Hep büyük şeyler yapılmıyor’ şikayeti vardı. ‘Biz büyük etkinlik de yapılabileceğini gösteriyoruz’ diyor.

Gezi olaylarının ardınan güvenlik gerekçesi ile yaklaşık otuz konuşmacının etkinliğe katılmaktan vazgeçtiğini ancak yerlerine konuşmacı bulmak da zorlanmadıklarını de belirtti Sayın Russev. Türkiye’nin, İstanbul’un iyi taraflarını göstermek istiyoruz söyleminde bulunuyor.

Etkinlik ücretsiz değil. İzlemek ve katılmak isteyenler değişik kategorilerde farklı ücretler ödemek zorundalar.

2012 senesinde altıbin kişiden fazla katılımın olduğu etkinliğe bu sene sekizbin katılımcı bekleniyor. Altıbin yurtdışı, ikibin yurtiçi katılımcı bekleniyor. Bu rakamlar 2012 senesinde üçbinbeşyüz yurtdışı, ikibinbeşyüz yurtiçi katılımcı olarak gerçekleşmiş.

webit’ bir ‘business to business – işletmeler arası’ etkinliği olarak anlatılıyor. Girişimciler ile kuruluşlar, işletmeler bir araya getiriliyor.

2013 etkinliğinde ikiyüzün üzerinde konuşmacı yer alıyor. Etkinlik programı için altmış kişilik bir komite var ve 25 Şubat’da konuşmacılar belirleniyor.

webit’, bugün ne olduğunu öğreneceğimiz değil, gelecekte neler olacağını göreceğimiz bir etkinlik. Yeni teknoloji, servis ve ürünler duyuruluyor. Bu açıdan önemli.

Sayın Russev’ın bir saptaması var, diyor ki; ‘Pazarlama direktörleri hala teknolojiden çekiniyorlar. Bunu aşabilecekleri en doğru etkinlik webit’.

Bu seneki etkinliğe üçyüzden fazla basın mensubu kayıt yaptırmış durumda. Bu da ulusal ve uluslararası bir etkileşim sağlıyor.

Kongrenin katılımını artırmak için üçyüzelli kişilik bir yerel elçilik kavramı mevcut. Bu kişiler çevrelerine kongre katılımı için bilgi paylaşımı ile sorumlu.

Sayın Russev, ayrıca webit’in sosyal boyutunun da olmasını arzu eden bir kişi. Bunun için ‘start-up challenge’ yarışması düzenlenmiş. Yeni devreye girmek isteyen projeler bu yarışmaya müracaat ediyor. Bunlarda yirmibir tanesine ücretsiz stand açma hakkı tanınıyor. Standlar ile ilgili her gereksinim etkinlik tarafından karşılanıyor. Bu kadar büyük bir etkinlikte standa sahibi olmak ve ücret ödememek önemli bir ayrıcalık. Bunun için bu sene 834 aday müracaat etmiş durumda. Bu adaylardan yüz tanesi ön seçimle oylamaya kalıyor. Bu adaylar daha sonra açık oy ile yirmibire iniyor. Adayların açıklandığından itibaren ilk yirmi güde otuzbin oy kullanılmış.

Ancak sadece standlar ve hazırlanması ücretsiz. Bunun dışındaki seyahat ve konaklama giderlerini start-uplar kendileri karşılamak zorunda. Sayın Russev bunu da eğer birşeyler yapmak istiyorsanız biraz da para harcamayı göze almak ve yaratıcı olmak zorundasınız. Uçuş biletinizi çok önceden alarak ucuz bulabilirsiniz veya konaklamayı ekonomik halledecek bir sürü yöntem bulabilirsiniz diyor. İyi bir fikriniz varsa bu fikri hayata geçirmek için sizin de fedakarlık yapmanız gerekir diyor.

Etkinlikte davetli konuşmacı değilseniz, konuşma yapmak için müracaat edebiliyorsunuz. Program komitesinin yarısının oyunu almanız gerekiyor konuşmacı olabilmek için. Bu sene dörtyüzelli konuşmacı talebi olmuş, üç tanesi seçilmiş program komitesi tarafından.

Etkinlikte konuşmacı olmak kolay değil, konuşmak da kolay değil. On dakikalık süreler tanınıyor ve herhangi bir konuşmacı konuşma esnasında izleyiciyi sıkacak şekle geliyorsa, sahne dışına davet edilebiliyor. Bu yüzden konuşmacılar dikkatli hazırlanmak zorunda.

Etkinlikte dört farklı başlık var.

  1. Success factor
  2. Space is the limit
  3. Capital talks
  4. Let’s conquer the World

Başlıklardan da göreceğiniz gibi etkinliğin dili İngilizce. Bunu Sayın Russev’de onaylıyor ve uluslararası bir girişim içindeyseniz İngilizce kullanmak zorundasınız diye girişimcilere öğüt veriyor. Değindiği bir diğer konu da; ‘webit’de karşılaşacağınız bir kişiyi ikna etmek için otuz saniyeniz var. Bu kadar büyük bir etkinlikte otuz saniyede kendinizi anlatabileceğiniz bir öykünüz olmalı’ diyor. İşinizi büyütmek istiyorsanız dil konusuna karar vermelisiniz diye ekliyor. Afrika’da mobil telefona erişim temiz su bulmaktan kolay. O halde mobil dünyada yer alırsanız şansınız artacaktır.

İkinci günün ana etkinliğinden bir tanesi beyin okuma teknolojisinin gösterimi olacak. Beyindeki alfa beta dalgalarının okunması ile düşüncenin görsel şekle getirilmesi ve önceden bilinmesi gösterilecek. Herhalde en ilgi çekici başlıklardan birisi olacak. Kanadadan geliyor bu gösterimi yapacak kişi.

Ayrıca geri dönemeyeceklerini bilen kişilerin Mars’a seyahat edecekleri projeyi geliştiren kişi de webit’de yer alacak.

Etkinlikle ilgili bilgilere http://webitcongress.com adresinden erişebilir ve kayıt yaptırabilirsiniz.

Geçen seneki etkinliğe katılanlar anımsayacaktır girişteki kuyrukları. Bu sene de kuyruk olmayacak diyemiyor etkinliği düzenleyenler ancak geçen seneden daha hazırlıklıyız, daha az bekleme olacağını da ekliyorlar ve herkesi webit’e davet ediyorlar.

Bir son bilgi; etkinlik internet üzerinden yayınlanacak ve bu yayın ücretsiz. Bilginin paylaşımına inanıyor webit ekibi.

webit’de görüşmek üzere.

İstanbul – 5.Ekim.2013

Telepati dergisi Ekim 2013 sayısında yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on webit 2013
Oct 01 2013

İsraf

Posted by

Bilişim ve teknoloji alanındaki gelişmeleri izledikçe kaynakların israf edildiği düşüncesine daha çok kapılmaktayım. Bir teknolojiden tam yararlanmaya veya bir diğer teknolojiyi ancak kullanmaya başlamışken daha iyi olduğunu iddia eden bir kavramla karşımıza çıkıyor şirketler.

Ne kadar işimize yarayacağı tartışılır!

Aşikar olan gerçek; bu yeni kavram, ortaya çıkaran şirketin kesesine yarıyor. Son kullanıcıların gündemi takip etme meraklıları ise paraları saçıyor.

Örneğin şu 4K televizyon konusunu ele alalım.

Yüksek çözünürlüklü televizyonlarda Plazma, LED, LCD konuşulmaya başlandı.

3B televizyonlar ortaya çıktığında aktif, pasif gözlük, yandan şu kadar derece ile bakıldığında düzgün görünme gibi konuları gündeme getirdi. Yüksek çözünürlüklü televizyonlar yaşamımıza girdi. Evlerde eski televizyonlar yerlerini yeni yüksek çözünürlüklülere bırakmaya başladı. Bir süre sonra ekran büyüklükleri yetersiz gelmeye başladı, daha büyük daha büyük ekranlı televizyonlara gitmeye başladı kullanıcılar. Tam her şey yoluna giriyor gibiyken 4K çözünürlük ortaya çıkarıldı.

Bizim HD dediğimiz 1920 x 1680 çözünürlük yeterli değilmiş gibi 3840 x 2160 çözünürlük duyuruldu. Peki içerik ne olacak? Eşe dosta gösteri amaçlı bir tomar içerik yeter de artar. En yenisi bende bulunsun diye cihaz yenileyen bir grup nasıl olsa var.

Mevcut televizyon yayınlarının pek çoğu henüz HD yayın yapamazken, 4K yayın nasıl yapacaklar.

Bu arada 4K televizyon konusuna gireceksiniz hemen anımsatayım, önümüzdeki dönemde 8K çözünürlük var gündemde. 4K’da 4000 satır görüntülüme yapılırken, 8K’da 8000 satır görüntüleme yapılacak.

Bu öyle bir noktaya gidiyor ki; tüm içeriğin o çözünürlükte üretilmesini sağlayacak donanımın da temini ve kullanımını beraberinde getiriyor. Bu iş eski siyah beyaz filmleri alıp, renklendirmeye pek benzemiyor. Çözünürlüğü artırılmış yeni içerik üretiminden söz ediyoruz. Ses teknolojisinden söz etsek işimiz biraz daha kolay. Ancak konu görüntüye gelince işler zorlaşıyor.

Üstelik düşük çözünürlükte kolayca kapatılabilecek hatalar, yüksek yüksek çözünürlüklere gelince daha fazla göze batar hale geliyor.

Bu kadar yüksek çözünürlüklü içeriği internet ortamından dağıtmanın da maliyeti ek bir unsur. Bizim mevcut adsl, kablo tv gibi hatlarla olacak iş değil Altyapıların da yenilenmesi gerekiyor.

Neden yazının başlığı ‘israf’ gördünüz. Benim yazarken başım döndü. İki üç senede bir yenilenecek elektronik cihazlarla geleceğin sağlıklı yaşanacağına inanmıyorum. Para kazanmak işin bir boyutu ancak yaşanabilir bir dünya gerçekleştirmek, işte esas ilgilenmemiz gereken konu.

Görüş ve düşüncelerinizi bana iletin ki, neyi doğru neyi yanlış yapıyoruz görelim. Tüm güzellikler sizlerle olsun. Bilgi paylaştıkça çoğalır. Sağlıcakla kalın.

İstanbul – 6.Ekim.2013

Telepati ‘Saydam’ köşesinde Ekim 2013 ‘de yayınlanmıştır.

Filed under : Telepati Yazıları | Comments Off on İsraf